• Tarih: 02.01.2021
  • Yazar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Menfi Tespit Davalarında Davacı Tarafın Arabulucuya Başvuru Zorunluluğu Bulunmamaktadır

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
ONALTINCI HUKUK DAİRESİ

Esas     : 2020/63

Karar   : 2020/109

Tarih : 24.01.2020

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Davalı tarafın, davacıdan 8 adet daire satın aldığını, borcunu ödemediğini, şirketin eski ortaklarından ... ile birtakım kişilerin şirketi yağmalayarak önemli evrakları çaldığını, kaşeleri kopyaladığı, imzaları taklit ederek sahte çekler düzenlediğini, davacı şirket hakkında icra takibine geçtiğini,davacılar tarafından imzalara itiraz edildiğini, davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, sahte ve karşılıksız evraklar üzerinden şirketin malvarlığının talan edildiğini, ayrıca davalı hakkında cumhuriyet savcılığına şikayette bulunulduğundan bahisle Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas-... Esas, ..... İcra Müdürlüğünün ...Esas, ... İcra Müdürlüünün ... Esas sayılı dosyalarından davalı yana borcunun bulunmadığının tespitini davalı yanın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takiplerinin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2019 tarihli, 2019/768 E. - 2019/1038 K sayılı kararıyla;7155 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemenin öncelikle tedbir talebi hakkında karar vermesi gerektiğini, davalı tarafın müvekkilinden ticari ilişki kaynaklı alacağının bulunmadığını, aksine daire satışından dolayı davalı tarafın borçlu olduğunu, davalının çek/senetleri suç oluşturur şekilde elde ettiğini, Büyükçükmece Cumhuriyet Savcılığında soruşturma açıldığını, para alacağı ve tazminat olmayan menfi tespit davalarının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını beyanla, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin istinafa cevabında; istinaf başvurusunun hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetle yapıldığını beyanla reddini talep etmiştir.

GEREKÇE: Uyuşmazlık; menfi tespit davasında arabulucuk dava şartının uygulanıp, uygulanamayacağının tespitine ilişkindir.01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde "dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile; "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, 2.fıkrası son cümlesine göre ise; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."Somut uyuşmazlık menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklanmaktadır. TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı ise de; menfi tespit davalarının alacak davası mahiyetinde değerlendirilemeyeceğinden, somut olay yönünden davacı tarafın arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/10/2019 tarihli 2019/768 E. - 2019/1038 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,-Yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 2-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,3-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 121,30, TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 42,40 TL (posta-teb-müz) masrafı olmak üzere toplam 163,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 24/01/2020 tarihinde HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

https://www.aslanpinar.combilgi-bankasi/kararlar/arabuluculuk-kararlari/menfi-tespit-davalarinda-davaci-tarafin-arabulucuya-basvuru-zorunlulugu-bulunmamaktadir

https://www.aslanpinar.com/bilgi-bankasi/kararlar/arabuluculuk-kararlari/menfi-tespit-davalarinda-davaci-tarafin-arabulucuya-basvuru-zorunlulugu-bulunmamaktadir

Diğer Kararlar