• Tarih: 08.02.2024
  • Yazar: Danıştay 4.Dairesi

Şirket Ortaklığından Ve Yöneticiliğinden Ayrıldığı Tarihten Sonra Gerçekleşen Amme Alacaklarından Şirket Ortağının Sorumluluğu Oluşmaz

 T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2021/340

Karar No : 2021/6997

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, … Petrol Ticaret ve İnşaat Sanayi Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; limited şirketlerde, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarihte değil, verginin tahakkuk edip ödenmediği tarihte, bir başka ifadeyle amme alacağının doğduğu zamanda şirket ortağı olanların sorumlu tutulacağı ve davacının 18/02/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile mevcut hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı görülmüş olup, hisse devir tarihi olan 18/02/2011 tarihine kadar şirket ortağı olması nedeniyle, bu tarihe kadar tahakkuk etmiş vergi borçlarından sorumlu tutulması kanun gereği olmakla birlikte, bu tarihten sonra tahakkuk edecek vergiler nedeniyle davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahakkuk ve vade tarihleri, dolayısıyla amme alacağının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 18/02/2011 tarihinden sonra olan 2015 yılına rastlaması nedeniyle davacının belirtilen borçlardan sorumlu tutularak adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 13/03/2009 - 18/02/2011 tarihleri arasında asıl borçlu şirkette ortak ve kanuni temsilcisi sıfatlarını haiz olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının dönemlerine göre davacının sorumluluğunun bulunduğu, asıl borçlu şirketin ödenmeyen vergi borçlarının takip ve tahsili amacıyla yapılan mal varlığı araştırmasında amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Dava konusu ödeme emri içeriği yargı harcı yönünden davacının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriği diğer amme alacakları yönünden, davacının 18/02/2011 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı dikkate alındığında, amme alacaklarının bu tarihe kadarki kısmından hissesi oranında sorumluluğunun bulunduğu, bu tarihten sonraki kısmından ise herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, açıklanan gerekçelerle Vergi Dava Dairesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan “ödeme emri” başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında yedi gün içinde dava açabileceği, aynı Kanunun ''limited şirketlerin amme borçları'' başlıklı 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları, 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35, mükerrer 35 ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin 19/3/2015 gün K:2015/29 sayılı iptal kararına göre; kanuni temsilcilerin sorumluluğu ile limited şirket ortaklarının sorumluluğuna ilişkin koşullar farklı içerik taşımakta olup, kanuni temsilcilerin yerine getirmeleri gereken şirkete ait vergi ile ilgili ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle sorumlu tutuldukları ve sonraki dönemlerdeki kanuni temsilcilerin ödevleri yerine getirmemeleri nedeniyle önceki kanuni temsilcilere sorumluluk yüklenemeyeceği kural olarak belirlendiği halde limited şirket ortakları için benzer bir hüküm bulunmadığından ve ortaklar doğrudan doğruya sorumlu tutulduklarından, kanuni temsilciler borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları halde, ortakların sorumluluğunun sermaye payına isabet eden borçla sınırlandığı ve kanuni temsilcilere rücu olanağı tanınmış olmasına karşın ortaklara böyle bir rücu olanağı tanınmadığı hususlarına göre de şirket ortaklarının ve kanuni temsilcilerin takibinin ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

Limited şirket ortağının sorumluluğu, ortağın şirkete karşı koymayı taahhüt ettiği esas sermaye paylarını ödemeye ilişkindir. Bu durumu sınırlı şahsi sorumluluk olarak tanımlamak mümkün olup, aynı zamanda kusursuz sorumluluk olarak da kabul edilmektedir. Hal böyle olunca bu sorumluluk aslında bir vergi sorumluluğu olmayıp, kimi Danıştay kararlarında da belirtildiği şekilde, tahsilat muhataplığı sorumluluğudur. Bir başka deyişle limited şirket ortağının, vergi alacağından olan sorumluluğu, tahsil ile ilgilidir.

Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinden doğan ve limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından sorumluluklarının devam ettiği açıktır.

Uyuşmazlıkta; dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının 2011/1-12 dönemi kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, özel usulsüzlük cezası ve yargı harcına ilişkin olduğu, asıl borçlu şirket adına, 2011 ve 2013 yıllarında belgesiz akaryakıt satışı yaptığı, 2011 yılında sahte fatura kullandığı, 2011 yılında yapılan akaryakıt istasyonu satışı için düşük tutarlı belge düzenlediği, haksız kurumlar vergisi ve KDV istisnasından yararlandığı tespitlerinden hareketle hakkında düzenlenen raporlara istinaden re'sen tarhiyat yapıldığı, re'sen tarhiyata konu fiillerin ise davacının şirket ortaklığından ve yöneticiliğinden ayrıldığı tarihten sonra gerçekleştiği, bu haliyle söz konusu amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi üzerine davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu ödeme emrini iptal eden Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

https://www.aslanpinar.combilgi-bankasi/kararlar/vergi-hukuku/sirket-ortakligindan-ve-yoneticiliginden-ayrildigi-tarihten-sonra-gerceklesen-amme-alacaklarindan-sirket-ortaginin-sorumlulugu-olusmaz

https://www.aslanpinar.com/bilgi-bankasi/kararlar/vergi-hukuku/sirket-ortakligindan-ve-yoneticiliginden-ayrildigi-tarihten-sonra-gerceklesen-amme-alacaklarindan-sirket-ortaginin-sorumlulugu-olusmaz

Diğer Kararlar